444 5 888
MEME ESTETİĞİ

Meme Büyütme Ameliyatları (Augmentasyon Mamoplasti)

Dış görüntünüzden memnun değilseniz, kıyafetleri istediğiniz gibi taşıyamadığınızı düşünüyorsanız meme büyütme ameliyatları sizin için uygun seçeneklerden biri olabilir.

Uluslararası Hasta Hizmetlerimiz sizi havaalanında karşılayarak tüm işlemlerinizi gerçekleştiriyor ve 5 yıldızlı otel konforunda VIP hizmeti verdiğimiz hastanemize getiriyor. Öncelikle muayeneniz yapıldıktan sonra ameliyat için gerekli işlemler tamamlanarak ameliyata alınıyorsunuz ve maksimum 1 saatlik bir operasyonla istediğiniz görünüme kavuşabiliyorsunuz

Meme büyütme ameliyatlarının amacı nedir?
Meme dokusunun hacmini artırmak amacıyla yapılan augmentasyon mamoplasti ameliyatları, meme şekli, simetrisi ve meme başı pozisyonunu düzeltmeyi de amaçlar. Meme büyütme amaçlı yapılan operasyonlarda nadiren kişinin kendi yağ dokusu da kullanılabilmesine rağmen sıklıkla silikon bazlı meme protezleri kullanılır. Silikon jel dolu meme protezleri ilk defa 1962’de kullanılmaya başlanmıştır. Teknolojisi sürekli gelişim göstermekte olan meme protezleri, elastomer yapıda silikon bir sert kılıf ile içinde dolgu maddesi olarak tıbbi silikon jel ya da serum fizyolojikten oluşur. Protezler yuvarlak veya anatomik şekilli,  dış yüzeyi düz veya pütürlü olabilir.

Meme protezlerinin herhangi bir yan etkisi var mıdır?
Meme protezlerinin bilinen bir yan etkisi ya da kanser yapıcı özelliği tespit edilememiştir. Fakat tıbbi ve yasal denetime dahil olan, ürün kimliği bulunan, kaliteli meme protezleri kullanmak her türlü riski azaltmak için gereklidir. Meme büyütme ameliyatı olmuş kadınlarla ameliyat olmamış kadınlarda meme kanseri riski aynıdır.

Meme büyütme ameliyatları nasıl yapılır?
Meme büyütme ameliyatı genelde genel anestezi altında yapılan, yaklaşık 1 saat süren bir ameliyattır. Meme doku ve cildin gevşekliğine göre mastopeksi (meme kaldırma) ameliyatı da aynı anda planlanabilir. Protez, meme dokusuna koltuk altından, meme başı çevresinden, meme altı kıvrımdan ya da göbek deliğinden yerleştirilebilir. İdeal şekil açısından en çok meme altı kıvrım ve meme başı çevresi tercih edilir. Protez, meme süt bezi dokusu altına veya göğüs kas doku altına ya da çeşitli derecelerde her iki doku altına yerleştirilebilir. Yerleştirilecek protezin büyüklüğüne ve ulaşılması düşünülen meme büyüklüğüne, hastanın ameliyat öncesi meme büyüklüğü, cilt elastikiyeti, göğüs kafesi çevre ölçüsü, meme tabanı genişliği ve isteğine göre cerrahla birlikte karar verilir. 

Meme büyütme ameliyatlarının emzirme üzerinde herhangi bir olumsuz etkisi var mıdır?
Meme altı kıvrım, koltuk altı veya göbek deliğinden yapılan ameliyatlar sonrası emzirme bozulmayacaktır. Meme protezlerinin emzirme üzerine herhangi bir etkisi yoktur.

Operasyon sonrası iyileşme süreci nasıldır?
İyileşme süreci kısmen ağrılı olmasına rağmen, hastalarda önemli miktarda özgüven ve memnuniyet hissi artışı sağlayan bir estetik ameliyattır.

 

Meme Küçültme Ameliyatları

Dış görüntünüzden memnun değilseniz, gereğinden fazla büyük olan göğüsleriniz size ciddi sağlık sorunları da yaşatmaya başladıysa; bundan en kısa sürede kurtulabilirsiniz.

Uluslararası Hasta Hizmetlerimiz sizi havaalanında karşılayarak tüm işlemlerinizi gerçekleştiriyor ve 5 yıldızlı otel konforunda VIP hizmeti verdiğimiz hastanemize getiriyor. Maksimum 4 saatlik bir operasyonla yeni görünümünüze ve özgüveninize kavuşabiliyorsunuz.

Meme küçültme operasyonlarını zorunlu hale getiren durumlar nelerdir?
Aşırı kilo alma, genetik ve hormonal sebepler, ilerleyen yaş, bazı ilaçlar ve tümörler gibi sebeplerle memelerde aşırı büyüme ve sarkıklık oluşabilir. Estetik olarak hoş olmayan görünüm, iç çamaşır ve giysi kullanımda zorluklar, boyun, omuz ve sırt ağrısı, aşırı terleme, meme altı pişikler oluşumu, iskelet sistemi bozuklukları gibi rahatsızlıklar da yaratabilir. Bu sıkıntılardan kurtulmanın en sağlıklı ve en kolay çözümü meme küçültme operasyonlarıdır.

Meme küçültme operasyonları için en uygun yaşlar hangileridir?
Meme dokusunun olgunlaşmasından sonra herhangi bir yaşta yapılabilir. İdeal olarak hastanın çocuk sayısını tamamlamış olması daha uygundur. Pek çok kadın büyük memelerinin sıkıntılarından kurtulmak istemekte ve çocuk sahibi olmadan meme küçültme ameliyatı olmayı tercih etmektedir. Bazı ameliyat teknikleri ile daha sonra hamile kalındığında, % 100’e yakın emzirebilme izlendiği belirtilmektedir. Fakat şu da bilinmelidir ki; hiçbir meme ameliyatı olmadığı halde pek çok kadın doğum sonrası değişik nedenlerle bebek emzirememekte ve süt verememektedir.

Meme Küçültme ameliyatları nasıl yapılır?
Meme dokusu, yağ dokusu ve deri küçültülerek genel anestezi altında 2-4 saat kadar süren bu ameliyatta meme dokusuna beraberinde liposuction da yapılabilir. Meme büyüklük ve sarkıklığına göre karar verilen teknikte farklı cilt kesileri kullanılabilir. Bunların avantaj ve dezavantajları hasta ve hekim görüşmesi ile değerlendirilir.

Operasyon sonrasındaki süreç nasıl işler?
Ameliyat sonrası şişliklerin inmesi ve meme şeklinin son halini alması 3-4 ay sürer. Meme küçültme ameliyatlarında yapılan bazı çalışmalarda, bu kişilerin ameliyat olmamışlara göre meme kanserine yakalanma riskinin daha düşük olduğu görülmüştür. Yani meme küçültme ameliyatlarının meme kanserine karşı koruyucu özelliği de bulunmaktadır. Her yıl binlerce kadın meme küçültme ameliyatı geçirmekte ve ideal meme ölçülerinin rahatlık ve kolaylığını yaşamaktadır.

 

Meme kaldırma (Mastopeksi) Ameliyatları

Vücudunuzun her bölgesi gibi göğüs bölgeniz de özellikle yaşlanmayla birlikte yerçekiminin etkisine karşı yenik düşmeye başlar. Yerçekimine karşı savaşınızda etkin yöntemlerden biri de meme kaldırma ameliyatlarıdır.

Uluslararası Hasta Hizmetlerimiz sizi havaalanında karşılayarak tüm işlemlerinizi gerçekleştiriyor ve 5 yıldızlı otel konforunda VIP hizmeti verdiğimiz hastanemize getiriyor. Öncelikle muayeneniz yapıldıktan sonra ameliyat için gerekli işlemler tamamlanarak ameliyata alınıyorsunuz ve maksimum 3 saatlik bir operasyonla boyun bölgenizdeki deformasyondan kurtuluyorsunuz. 

Meme kaldırma ameliyatlarına ne zaman ihtiyaç duyulur?
Memelerde sarkıklık, meme dokusunun hacmi ve cilt elastikiyetinin azalması sonucu oluşur. Aşırı kilo kaybı, hamilelik sonrası meme küçülmesi ve sarkması (meme atrofisi), menopoz sonrası küçülme, ağır meme protezleri,  yaşlanma gibi sebeplerle meme sarkıklığı görülebilir.

Meme kaldırma ameliyatlarının amacı nedir?
Meme kaldırma ameliyatları (Mastopeksi) daha genç meme görüntüsü elde etmeyi amaçlar.  Meme başı ideal pozisyona çekilir, meme dokusunun ideal kontur ve pozisyonu verilir, gevşek cilt dokusunun gerginlik kazanması sağlanır, kalıcı olması için destek sağlanarak meme büyütme yapılır. Gerektiği takdirde meme protezleri ile büyütme de sağlanır.

Ameliyat sonrası iyileşme süreci nasıldır?
Ameliyatta, sarkıklığın derecesi ve ameliyatın yöntemine göre farklı büyüklük ve yerlerde kesi izleri olabilir. Genel anestezi altında yapılan ameliyat memelerin ideal şeklini bulması 3-4 ayı bulmaktadır.

 

Jinekomasti Düzeltilmesi

Gerçek jinekomasti, erkekte meme dokusunun normalden fazla miktarda olmasıdır. Östrojen aktivitesi fazlalığıyla oluşur ve östrojenin androjene olan oranının yükselmesinin sonucudur. % 50-55 çift taraflı izlenir. Halk arasında jinekomasti olarak bilinen erkek meme büyümesi ise 'yalancı jinekomasti (psödojinekomasti)' dir. Çift taraflı büyüme olarak izlenen bu durumda meme dokusu değil yağ dokusu depolanması mevcuttur. Meme büyümesi şikayetiyle başvuran hastaların çoğu yalancı jinekomasti sahibidir.
Jinekomasti, fizyolojik olarak, herhangi bir patolojik sebep bulunmaksızın yenidoğan döneminde, erişkinliğe geçiş çağında ve yaşlılıkta izlenebilir. Bebeklik çağı ve erişkinliğe geçiş çağında çoğu kez geçicidir. Hormon bozuklukları, siroz, yetersiz beslenme, tiroid hastalıkları, bazı tümörler, bazı ilaç kullanımları da patolojik jinekomastiye sebep verebilir. Bu ilaçların kesilmesi de düzelme sağlayabilir.
Tedavide varsa altta yatan sebep düzeltilmeye çalışılır. Genelde bilinen bir sebep bulunamaz. Bazı ilaçlar ve bazı özel durumlarda düşük doz radyoterapinin tedavide etkili olduğu bilinmektedir. Jinekomastinin kalıcı asıl tedavisi cerrahidir. Cerrahi tedavide, genelde genel anestezi altında liposuction ve cerrahi olarak çıkarma ya ayrı ayrı ya da birlikte kullanılabilir. En sık olarak meme ucu etrafı insizyonu ile yapılan ameliyatlar sonrası hasta günlük aktivitelerine hızlıca dönebilir.

 

MEME UCU AMELİYATLARI

İnsan memesinde, meme ucu bölgesi  ‘nipple’ denilen en uç bölge ile etrafındaki normal cilt dokusundan daha koyu renkli ‘areola’denilen bölgeden oluşur. Meme ucu sarkmamış memelerde genelde 4. kaburga aralığı arasında bulunur. Memelerde büyüme sarkma ile birlikte meme başının yeri de değişir; daha aşağıya iner. Yaş, cilt rengi, hormonal değişikliklerle birlikte meme başının rengi ve büyüklüğü değişmektedir. Meme başında 10-15 adet süt kanalları sonlanır. Etrafındaki areola 2-6 cm çapında olabilmektedir. Areolada meme başının yağlanarak korunmasını sağlayan bezlerin açıldığı Montgomery tüberkülü denilen çıkıntılar bulunur.
Meme ucu hem emzirme hem de estetik görüntü nedeniyle kadınlarda önemli bir bölgedir. Meme doku üzerinde bulunduğu yeri, büyüklüğü, şekli ve rengi itibarıyle meme görüntüsünü oluşturan en önemli kısımdır. Bu bölgenin estetik deformiteleri ve bunların düzeltilmesi bu açıdan hem hastaların hem de plastik cerrahların ilgisini çekmiştir. Sık karşılaşılan problemler ve tedavileri şunlardır:

1-Aksesuar meme ucu:
Bazı insanlarda ‘ süt hattı’ denilen koltuk altından kasığa kadar uzanan çizgi boyunca fazladan meme ucu bulunabilir. Doğuştan olan bu durum, ciddi bir sağlık sorunu teşkil etmez. Estetik olarak rahatsızlık yaratan bu durum, lokal anestezi altında fazla meme başı dokusunun çıkarılmasıyla giderilir.

2-Inverted Nipple ( Meme başı çökmesi) Düzeltilmesi
Meme ucu, bazı kadınlarda çökük ya da tamamen içe dönük olabilir. Bunun sebebi, meme ucunu içeri traksiyon yapan süt kanalları ile meme ucunu dışarı çeken meme ucunun içinde bulunan kas arası dengesizliktir. Dengesizlik kanalların meme ucunu daha güçlü içeri çekmesiyle oluşur.
Meme ucu çöküklüğünün bilinen en sık nedeni, geçirilmiş meme enfeksiyonudur. Enfeksiyon süt kanallarında tıkanma ve kısalmaya yol açar. Süt kanallarının kısalması ise meme ucunun çökük veya tamamen içe dönük olmasına sebep verir.
İleri yaşta, sonradan gelişen özellikle tek taraflı meme ucu çekintileri ise meme kanseri şüphesi uyandırmalıdır. Gerekli tetkik ve tanı yöntemleri bu yönde uygulanmalıdır.

Meme ucu çöküklüğü derecelendirmesi şu şekildedir:
1. Derece: Meme ucu kolaylıkla dışarı alınabilir. Dışarıda kalır, fakat ufak bir itme ile tekrar çöker.
2. Derece: Meme ucu kolaylıkla dışarı alınamaz. Alındığında ise hemen tekrar içeri çöker.
3. Derece: Meme ucu dışarı alınamaz. Bu durumda meme ucunda gelişmiş süt kanalları bulunmadığından meme ucundan genelde süt gelmez. Ameliyat olması süt gelmesini sağlamaz.


Tedavi:
Cerrahi dışı:  Özel negatif basınç yapan ‘ suction’ aletler 1. derece meme başı çöküklüğünde ameliyat olmadan başarı sağlayabilirler. Süt kanallarının gerilmesini sağlayarak etki gösterirler. 2. ve 3. derecelerde başarılı değildir.
Cerrahi:  Cerrahi olarak,  meme ucunu içeri çeken süt bezi kanalları kesilerek ve beraberinde bölgesel flepler ile meme ucu çökmesi düzeltilir. İşlem lokal anestezi altında uygulanan kısa süreli bir ameliyattır. Prosedür daha önce süt verememiş hastaların  bir sonraki muhtemel emzirme döneminde emzirmesini ve süt gelmesini sağlamaz. Süt veren kanallardaki çekilme kesilerek düzeltileceği için bir sonraki emzirme döneminde süt gelmeme ihtimali de mevcuttur. Bu nedenle emzirebilen ve meme başından süt gelen kadınlarda, meme başı çöküntüsünün emzirme dönemi sonrası düzeltilmesi tavsiye edilir.

3- Meme ucu küçültülmesi ( redüksiyonu):
Hem erkek hem kadınlarda çeşitli şekillerde meme ucu büyüklüğü görülebilir. Bu durum dar giysi kullanımında çeşitli zorluklar çıkarabildiği gibi, hastalarda çekinme, utanma gibi psikolojik sıkıntılara da yol açabilmektedir.
-Meme ucu ( nipple) çok geniş olabilir, çok uzun olabilir ya da asimetrik bulunabilir.
-Etrafındaki areola kısım çok geniş olabilir, asimetrik olabilir ya da çevre normal cilt dokudan ayrılarak daha kubbe şeklinde görüntü olabilir.
Meme ucu küçültülmesi genelde lokal anestezi ile yapılabilen günübirlik bir cerrahidir. Sorunlu meme uç kısım ya da areola kısım küçültülerek gerçekleştirilir. Genelde kendisi eriyen dikiler kullanılır ve en geç 1 hafta içinde hasta günlük hayatına döner.

4- Tübüler meme deformitesi:
Tübüler meme, bazı kadınlarda ergenlik çağında memelerde gelişme geriliği nedeniyle meme dokusu meme ucu ve etrafındaki areola dokusu etrafına toplanmış olarak izlenir. Gelişme problemi özellikle memenin alt kısmındadır ve bir bağ gibi memeyi sıkıştırarak normal görüntüye ulaşmasını engeller. Meme dokusu meme ucu altına fıtıklaşmış ve sıkışmış gibidir. Göğüs kafesi üzerinde iki meme birbirinden çok ayrık durur. Çeşitli derecelerde izlenebilen bu deformite genelde kadınlarda meme küçüklüğü ve sarkıklığı şikâyeti oluşturur. Tek taraflı ya da çift taraflı izlenebilir.
Tedavisi genel anestezi altında problemin derecesine göre ve tek veya çift taraflı cerrahi ile mümkün olur. Bazı vakalarda areola küçültme yeterli olabilirken bazılarında ise silikon meme proteziyle büyütme, meme dikleştirme bazen de meme küçültme ameliyatı gerekebilir. Meme büyütme ve dikleştirme ameliyatları bu vakalarda daha farklı uygulanmalıdır. Sıkıştırıcı bağ açılmadan yapılan ameliyatlar, başarısız hatta deformitenin daha da belirgin olduğu sonuçlar verebilir. Meme tabanı genişletilerek memeler arası ayrık alan daraltılmalı ve hastanın vücuduna uygun ideal görünümlü meme görünümü oluşturulmalıdır.

5- Meme ucu oluşturulması:
Genelde meme kanseri cerrahisi sonrası bazen de Poland sendromunda olduğu gibi meme ucu ve etrafındaki areola dokusu bulunmayabilir. Bu durumlarda yeterli meme dokusu mevcutsa veya sağlandıysa meme ucu rekonstrüksiyonu yapılır. Bazı hastalar meme dokusun oluşturulmasına rağmen, ayrıca meme ucunun oluşturulmasına gerek duymayabilir. Çeşitli yöntemler bulunmaktadır:
-Tıbbi tatuaj (dövme): Tek başına kullanılabildiği gibi oluşturulan uç kısmın etrafında areola görüntüsü vermek için de kullanılabilir.
-Cilt grefti ( doku nakli): Hastanın kendi labia minora ( iç dudak) dokusundan alınan parça meme ucu oluşturmak için kullanılır. Areola dokusu oluşturmak için ise karın veya kasık bölgesinden cilt grefti nakli kullanılır. Verici alanlarda dikiş atılması gereklidir. Birkaç bölgede işlem yapılacağı için genel anestezi tercih edilir.
-Nipple sharing: Hastanın karşı meme ucunun bir kısmının alınması  (nipple sharing) ile meme ucu oluşturulması artık çok kullanılan bir yöntem değildir.
-Lokal flep: Meme ucu oluşturulması planlanan bölgedeki sağlıklı cilt ve cilt altı doku kullanılarak meme uç kısmı oluşturulur. Areola oluşturulması ise tatuaj veya cilt grefti ile yapılabilir.
-Yağ ve dermis grefti: Meme uç kısmında dolgunluk sağlamak için yap ya da derinin ikinci katmanı olan dermis dokusu kasık, karın gibi bölgelerden alınarak diğer yöntemlere yardımcı olarak kullanılabilir. Aselüler dermal matriks yapıdaki, vücut dışı bir madde meme uç kısmına projeksiyon vermek için kullanılabilir.

 

MEME REKONSTRÜKSİYONU

Memeler, üzerinde meme ucu ve areolanın da bulunduğu cilt zarf, içindeki yağ dokusu ve meme süt bezi dokusu ve altındaki kas doku ile birlikte özellikle kadınlar için çok önemli organlardır. Doğum sonrası süt verme ve emzirme görevleri yanında, kadın cinselliğinin ve görünümünün önemli bölgelerindendir. Düzgün şekil ve büyüklükteki, simetrik ve sağlıklı bir çift meme kadınlarda öz güvenli ve mutlu bir yaşantının sağlanmasında büyük rolü bulunmaktadır. Doğuştan, travma sonrası ya da en sık olarak mastektomi ameliyatı (meme dokusu alınması) sonrası tek veya çift memesi bulunmayan kadınlarda, bu eksiklik psikolojik olarak kendini gösterebilmekte, giysi seçiminde ve cinsel hayatta sıkıntılar yaratabilmektedir. Hastalarda ‘mastektomi sonrası depresyon’ gelişebilmektedir. Artan cerrahi teknikler ve başarı sonuçlarla birlikte kadınlarda eksik meme dokusunun yeniden oluşturulması yani meme rekonstrüksiyonu artan miktarda istek uyandırmaktadır.

Kimlere meme rekonstrüksiyonu yapılabilir?
Tek veya çift memesi bulunmayan, genel sağlık durumu ameliyatı tolere edebilecek her kadına meme rekonstrüksiyonu yapılabilir. Mastektomi yapılmış hastaların büyük çoğunluğunda meme rekonstrüksiyonu için tıbbi bir engel yoktur. Farklı hastalara farklı yöntemler daha uygun olabilir, daha başarılı sonuçlar verebilir.

Meme rekonstrüksiyonunun meme kanseri tedavisine etkisi var mıdır?
Meme rekonstrüksiyonunun, meme kanseri tekrarlaması üzerine bilinen bir riski bulunmamaktadır. Ayrıca tedavide yapılacak radyoterapi (ışın tedavisi) ya da kemoterapi( ilaç tedavisi) de meme rekonstrüksiyonundan etkilenmez.
Meme kanserinin takibinde kullanılan yöntemler, meme rekonstrüksiyonu sonrası da uygulanabilir. Fakat, meme protezi( silikon) ile rekonstrüksiyon yapılan hastalarda takip için mamografi yerine MRG incelemesi daha uygun olmaktadır.

Mastektomi sonrası meme rekonstrüksiyonu ne zaman yapılmalıdır?
Erken rekonstrüksiyon: Meme rekonstrüksiyonu mastektomi sonrası yapılabilindiği gibi mastektomi ile aynı anda da yapılabilir. Meme kanseri tanılarında erken tanının artmasıyla ‘anında rekonstrüksiyon’ uygulamaları artmaya başlamıştır. Mastektomi ile aynı ameliyatta hemen yapılan rekonstrüksiyon  seçeneği ameliyat sonrası hastanın psikososyal uyumu açısından daha başarılı olmakta ve rekonstrüksiyon için ayrı bir ameliyat uğraşısını ortadan kaldırmaktadır. Anında rekonstrüksiyon  cerrah için daha kolay olabilmekte, estetik sonuçlar daha iyi olmaktadır. Dezavantajı ise meme kanseri ameliyatı ile rekonstrüksiyon ameliyatının birlikte daha uzun süre alması ve iyileşme sürecinin daha uzun olmasıdır.
Geç rekonstrüksiyon: Genel cerrah ve onkoloğun önerisiyle ya da hastanın talep etmemesi, aşırı şişman olması, sigara kullanıyor olması, yüksek tansiyonu bulunması ve uzun ameliyat süresini tolere edemeyecek olması gibi nedenlerle, meme rekonstrüksiyonu mastektomiden daha sonraki bir zamana ertelenebilir. Bu durumda bazı hastalar memeyle ilgili asıl hastalığın tedavisine yoğunlaşabilir. Meme kanseri için yapılan ameliyatla birlikte hastalığın kesin evresinin belirlenmesi ve gerekirse radyoterapi planlanması daha uygun olabilir. Bu durumda radyasyonun yan etkilerinden kaçınmak için rekonstrüksiyon ertelenir. Ülkemizde meme rekonstrüksiyonu genelde bu şekilde ‘geç’ olarak daha sonraki bir tarihte yapılmaktadır.

Meme rekonstrüksiyon seçenekleri nelerdir?
Meme rekonstüksiyonu 2 ana yöntemle yapılır:
- Meme protezleri ile
- Otojen rekonstrüksiyon (Hastanın kendi dokusu ile)
 

Silikon meme protezleri: Ameliyatın daha kolay olması, uzun cerrahi süresi gerektirmeyen nispeten güvenli  bir rekonstrüksiyon seçeneği olması açısından tercih edilebilir. Uzun cerrahiyi tolere edemeyen ya da vücudunun başka bir bölgesinin opere edilmesini istemeyen hastalarda tercih edilir. Bu yöntemin dezavantajları, estetik olarak iyi sonuç vermeme riski, enfeksiyon riski, cilt nekrozu riski, kapsül oluşma riski, kayma ve asimetri olması olarak sıralanabilir. Radyoterapi de yapılan hastalarda bu risk daha fazladır.
Hastanın meme rekonstrüksiyonu için uygun kendi vücut dokusu mümkün değilse,
Meme dokusu alanı kötü skarlı veya enfekte değilse,
Profilaktik (koruyucu) mastektomi yapılmışsa,
Çift taraflı meme rekonstrüksiyonu yapılıyorsa,
Hasta simetriyi sağlamak için diğer meme cerrahisine izin vermişse,
Meme veya göğüs duvarına radyoterapi almamış ise; silikon meme proteziyle meme rekonstrüksiyonu için ideal bir adaydır.

Doku genişleticiler: Bazı hastalarda meme protezi için yeterli ciltaltı yuva bulunmadığı takdirde, doku genişletici uygulaması yapılabilir. Bu aşamalı bir yöntemdir. Meme bölgesine yerleştirilen cilt altı doku genişletici, ameliyattan 10-15 gün sonra ve 3-5 gün aralıklarla serum fizyolojik ile şişirilir ve uygun cep sağlanınca silikon bazlı bu genişletici çıkarılır ve planlanan ebattaki silikon meme protezi yerleştirilir. Bu rekonstrüksiyon yönteminin dezavantajları 2 aşamalı bir cerrahi olması, toplam 2-3 ay sürebilen çeşitli zaman aralıklarıyla yapılan şişirme işleminde bazen hafif ağrı yaratabilmesi, kapsül oluşması, enfeksiyon riski, cilt kaybı, asimetri olarak görülebilir. Yöntemin her iki cerrahi aşaması 1 saat kadar sürer.

Çift lümenli ayarlanabilir implantlar: Meme rekonstrüksiyonu için protez uygulaması planlandığında yeterli yuva mevcut değilse ve çift ameliyattan kaçınılıyorsa, Becker protez kullanılabilir. Bu protez kalıcı bir doku genişleticidir. İç kısmında serum fizyolojik ile şişirilebilen bir boşluk ve dış lümeninde silikon jel bulunan bu çift lümenli protez kalıcı olarak yerleştirilir. Ameliyattan sonra istenilen büyüklüğe göre iç kısım serum fizyolojik ile şişirilir ve yerinde bırakılır. İsteğe göre ayarlamalar yapılabilir, asimetri daha kolay engellenebilir.

Otojen meme rekonstrüksiyonu nedir?
Hastanın kendi vücudunun başka bir yerinden alınan cilt, yağ ve kas doku ile yapılan meme oluşturma işlemi, otojen rekonstrüksiyondur. Otojen meme rekonstrüksiyonunu, protezle meme rekonstrüksiyonundan ayıran en önemli fark kendi dokusundan olması dolayısıyla doğal görüntü olması ve proteze bağlı kabul edilmeme, enfeksiyon, kapsül oluşumu, cilt kaybı, değiştirme gereksinimi gibi risklerin olmamasıdır.
Otojen rekonstrüksiyon için farklı seçenekler mevcuttur. Karın bölgesinden yapılan TRAM flep ve DİEP flep, sırt bölgesinden yapılan latissimus dorsi flep,  uyluktan yapılan TUG flep, kalçadan yapılan gluteal flepler, bel yan bölgeden yapılan Ruben’s fat pad flep bunların en önemlileridir. Bu yöntemlerden karın bölgesinden elde edilen dokuların kullanılması en sık kullanılan otojen meme rekonstrüksiyonu seçeneğidir.

TRAM flep nedir?
TRAM (transvers rektus abdominis myokütan) flep, karında göbek altı bölgesinde cilt, ciltaltı yağ ve kas dokusunun blok halinde karın duvarından kaldırılarak meme rekonstrüksiyonunda kullanıldığı bir yöntemdir. Ameliyat sonrasında sezeryan ameliyatının daha uzunu şeklinde yatay bir yara izi karın alt bölgede kalır.
-Otojen meme rekonstrüksiyonu isteyen,
-İmplant ile rekonstrüksiyona iyi bir aday olmayan,
-Karın alt bölgesinde yeterince dokusu bulunan,
-Daha önce karın cerrahisi geçirmemiş olan ( abdominoplasti gibi…),
-Daha önce implant ile meme rekonstrüksiyonu başarısız olan,
-Mastektomi anında ya da daha sonra rekonstrüksiyon talep eden,
-Vücut kitle indeksi 30’dan fazla olmayan, alt karın bölgesinde çok büyük doks fazlalığı olmayan,
-Uzun süre anesteziyi genel durumu tolere edebilecek olan,
-Sigara içmeyen,
-Diyabet hastalığı bulunmayan kadınlar, bu yöntemle karın dokusundan meme rekonstrüksiyonu oluşturulması için ideal adaylardır. Karın yüzeyel dokusundan  elde edilen bu  flep çeşitli tekniklerle meme rekonstrüksiyonunda kullanılır:

1- Pediküllü TRAM flep: Karın bölgesi doku ve altındaki  kas doku vücut yüzeyinden tamamen ayrılmadan, transvers rektus abdominis kasının bir sap gibi kullanıldığı yöntemle ciltaltında karından memeye doğru tünel açılarak, meme dokusu oluşturulması planlanan bölgeye çevrilir ve meme şekli verilir. Dokunun alındığı karın bölgesi ise karın germe ameliyatında olduğu gibi ve göbek deliği yeniden oluşturularak ( yeri değiştirilerek), uygun dikiş yöntemleriyle kapatılır. Bazı hastalarda fazla karın dokusundan kurtulmak da estetik açıdan bir avantajdır. Son derece doğal bir meme rekonstrüksiyon seçeneği olan bu yöntem obez, sigara içen  ve diyabetik hastalarda dikkat edilmesi gereken bir yöntemdir. Yara iyileşme problemleri, flep beslenme problemleri, flep kaybı, yağ nekrozu, karın bölgesi fıtıklaşmaları görülebilecek komplikasyonlardır. Fıtıklaşmayı engellemek için karın bölgesi kapatılması sırasında sentetik mesh denilen materyal kas doku alınan bölgeyi kuvvetlendirmek için kullanılır.
2- Delay ve supercharge yöntemi: 2 adet damarsal beslenmesi olan TRAM flebinin, tek damarlı beslenmesinin kuvvetlenmesi için bazen asıl ameliyattan önce kısa bir cerrahiyle damarlardan bir tanesinin doku ile bağlantısı kesilir. Erteleme (delay) denilen bu yöntem ile çevrilmesi planlanan TRAM flebin daha sağlıklı ve yaşamsal olması planlanır.
Bazen de TRAM flep dokusu, meme oluşturulacak bölgeye çevrildiğinde, dokunun besleyici damarlarından biri mikrocerrahi yöntemle alıcı alandaki damarlarla birleştirilerek onarılır. ‘Supercharge’ denilen bu yöntemde dokuya ‘fazla yükleme yapılarak’  yaşamsallığı kuvvetlendirilir.Böylece dokunun kan dolaşımın daha sağlıklı olması amaçlanır. 
3- Serbest TRAM flep: Karın bölgesindeki TRAM  dokusunun  karın duvarından mikrocerrahi yöntemlerle besleyici damarları ile birlikte tamamen ayrılıp, meme dokusu oluşturulacak bölgedeki damarlarla mikrocerrahi yöntemlerle yeniden kablo şeklinde onarımı ile meme oluşturulmasıdır. Pediküllü yönteme göre daha üst düzey teknikler gerektiren bu yöntemde, doğru şekilde uygulandığında hem doku kaybı riski hem de karın duvarı problemleri daha az olmaktadır. Damarlarda tıkanma problemleri olursa dokunun hepsinin kaybedilme riski de mevcuttur.
4- DİEP flep:  Meme dokusu oluşturmak için kullanılması planlanan karın dokusunu asıl besleyen damarlar derin inferior epigastrik damarlardır. Bu damarlar kas dokusuna girer ve cilde doğru dik bir şekilde uzanan perforatör ismi verilen damar dalları verirler. DİEP flep tekniğinde mikrocerrahi ile bu damarlardan biri bulunur ve karın duvarı kasa en haz hasar verilerek doku alıcı alanda yine mikrocerrahi tekniklerle meme oluşturulmak için kullanılır. BU yöntemin en önemli avantajı karın bölgesinde en az sorun  yaratması ve fıtık riskinin minimalize edilmesidir.

Meme rekonstrüksiyonu için başka hangi dokular kullanılır?
Sırt bölgesinde bulunan latissimus dorsi kas tek başına ya da bir miktar cilt dokusu ile birlikte meme oluşturulması için kullanılabilir. Bu yöntem çoğu kadında yeterli örtü dokusu oluşturmasına rağmen, meme görüntüsü oluşturacak dolgunluk ve kıvrımı veremez. Bazı hastalarda mastektomi sırasında meme bölgesindeki açıklığı kapatmak için kullanılabildiği gibi, bazen de silikon meme protezi ile kullanıldığında yeterli meme büyüklüğü ve kıvrımı oluşturulmak için kullanılabilir. Yöntemin dezavantajı, sırt bölgesinde kamuflajı zor olan bir iz bırakması ve yara iyileşme problemleri olabilmesidir.
Karın ve sırt bölgesi dokular kullanılamadığında kalça bölgesinden ‘gluteal flepler’, yan bel bölgesinden ‘Ruben’s yağ dokusu’,uyluk iç yüzden ‘transvers üst grasilis flep’ serbest flep olarak mikrocerrahi tekniklerle meme rekonstrüksiyonu olarak kullanılabilir. Ayrıca bazı hastalarda meme dokusu yakınındaki dokular da kısmi meme rekonstrüksiyonu için kullanılabilir.

Meme rekonstrüksiyonu sonrası iyileşme süreci nasıldır?
Genel anestezi altında yapılan meme rekonstrüksiyonları, meme protezi kullanıldığında 1-2 saat, hastanın kendi dokusu kullanıldığında tekniğe göre değişmek üzere 4-10 saat arası sürebilmektedir. Meme protezi kullanıldığında hastanede yatış süresi 1-3 gün, flep dokularıyla otojen rekonstrüksiyonda ise yatış süresi 4-7 gün olur. Oluşturulan meme dokusu içinde ve hastanın otojen dokusunun alındığı bölgede hortumlu el bombası şeklinde ‘dren’ adı verilen silikon bazlı, ameliyat alanındaki sıvı ve kan birikimini engelleyen cihazlar bulunur. Sıvı ve kan birikmesinin azalmasıyla 1-4 gün arasında çıkarırlar. Çıkarma işlemi ağrısız ayakta yapılan basit bir pansuman benzeri prosedürdür. Drenler çıkarıldıktan sonra hasta banyo yapabilir. Pansumanlar bir süre devam eder.
Silikon protezlerle günlük hayata dönüş birkaç gün içinde olmasına rağmen, otojen meme rekonstrüksiyonu sonrası karın bölgesi (karın dokusu kullanıldıysa) hassasiyet ve gerginliğinin toparlaması 1 haftayı bulur. 1 hafta sonra hasta işlerinin büyük çoğunluğunu kendi yapabilmesine rağmen, 4-8 hafta ağır kaldırma, egzersiz, cinsel ilişki, araba kullanma gibi aktivitelerden kaçınmalıdır. Karın içi basıncı arttırıcı öksürük, ıkınma, kabızlık, cinsel ilişki gibi durumlardan korunmalıdır.
Uzun süreçte ameliyatlarla çekilen ağrı ve sıkıntıların hepsi unutulur. Her gün yaralar dha da iyiye gider ve izler soluklaşır. Meme dokusunun varlığı, bu süreçten geçen hastaya bütünlük duygusuyla birlikte kanser hastalığı olgusunun dışına çıkma mutluluğu ve güveni verir.

Rekonstrüksiyon sonrası başka ameliyatlara ihtiyaç duyulur mu?
Meme rekonstrüksiyonu ameliyatları birkaç seansta yapılan ameliyatlardır. Meme rekonstrüksiyonu sonrası çift taraflı simetriyi sağlamak için flep revizyonu, karşı taraf meme doksusuna dikleştirme, meme küçültme, silikon protez yerleştirilmesi gibi çeşitli ameliyatlar da gerçekleştirmek uygun olabilir.
İster meme proteziyle, ister kendi dokusuyla yapılmış olsun, meme ucu ve areola dokusu olmayan meme dokusu tam bir meme görüntüsünde değildir. Hastanın isteği sonucu farklı yöntemlerle meme ucu ve areola oluşturulabilmesi mümkündür. Meme ucu, lokal veya genel anestezi altında çeşitli yöntemlerle oluşturulabilir. Bazı hastalar, meme ucu oluşturulması çok zaruri olmadığı için, sütyen içini dolduran yeterli büyüklük ve şekildeki sağlıklı meme dokusu varlığını yeterli bulmakta ve meme ucu oluşturulmasını talep etmemektedir.

 

ERKEK PEKTORAL İMPLANTLAR

Kadınlarda olduğu gibi erkeklerde de dış görünüm psikolojik ve sosyal açıdan önemlidir. Son zamanlarda erkeklerde kaslı göğüs yapısı sahibi olma isteği artmaya başlamıştır. Bazı erkekler bu amaçla egzersiz yapmasına rağmen yine de istediği göğüs kaslarına kavuşamamaktadır. Kadınlarda yapılan meme büyütme ameliyatına benzer bir yöntemle, silikon bazlı protezler erkeğin göğüs kasları altına yerleştirilerek, daha kaslı ve konturlu görünüm elde edilebilinmektedir. Bu ameliyatlardan sonra hastanın özgüveninde ciddi bir artış olmaktadır.
Ameliyat sonrasında ağrı kesiciler kullanılır ve 4 hafta egzersiz kısıtlanır. Tam sonucun izlenmesi 6 haftayı bulabilir.